Çeviri Eğitiminde Yazınsal Çevirinin Yeri ve İngilizce Sözlük Kaynakları

Çeviri eğitiminde yazınsal çevirinin önemi ve gereğinin yadsınamayışının iki temel nedeni vardır. Birincisi, tüm dünyayı etkileyen ulusal, toplumsal, siyasal ve kültürel değişimler, bütünleşmeler, küreselleşmeye doğru atılan adımlar ulusları ve insanlarını birbirine yakınlaştırmayı hedeflerken, yazınsal çeviri, kültürlerarası iletişimi en iyi sağlayabilecek bir araç olarak öne çıkar. Bu noktada İngilizce sözlük kaynaklarının doğru kullanımı fazlasıyla önem kazanmaktadır. Ancak son zamanlarda çeviri eğitiminde değişimin yalnız ekonomik ve ticari yanlarının alınıp, kültürel boyutunun ihmal edildiği, ekonomik, ticari ve hukuk metinleri çevirilerinin öne çıkmaya başladığı, yazınsal çevirinin gerektiği gibi vurgulanmadığı görülmektedir. Yazınsal çeviride İngilizce sözlük kullanımı kaçınılmaz bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Yazınsal çevirinin gereğinin yadsınamayışının ikinci nedeni, yazınsal çeviri eğitiminin yazın incelemesi, eleştirisi ve kültür çalışmalarını da içermesi ve bu alanlarda verilen eğitimin “iyi” çevirmen olmanın ön koşulunu hazırladığı gerçeğidir. İyi bir çevirmen İngilizce sözlük kaynaklarını doğru şekilde kullanmayı bilen çevirmendir. Yazınsal çeviri eğitimi “dil bilen” ile “çevirmeni” birbirinden ayıracaktır. Ancak üniversitelerimizdeki çeviri bölümlerinde yazınsal çevirinin yeterince yapılmadığı, ya uzmanlık çevirisi derslerinde ele alındığı ya da ayrı olarak bir veya iki dönem içinde verildiği gözlemlenmiştir. Bunun yanında öğrencilerin İngilizce sözlük kullanırken yaptıkları seçimlerin de ne kadar yerinde olduğu tartışmaya açıktır.

Burada, yazınsal çevirinin çeviri eğitimindeki yeri ve öneminin biraz önce sözünü ettiğim iki nedeninden yola çıkarak önce yazınsal metinlerin çevrilmesinde çevirmen adaylarına kazandırılması hedeflenen temel bilgi, beceri ve alışkanlıklardan söz edeceğim. Ayrıca yazınsal çeviri eğitimi verilirken hangi İngilizce sözlük kaynağının daha iyi olduğu konusu da ele alınmalı. Daha sonra, Bilkent Üniversitesi, U.Y.D.Y.O., Mütercim Tercümanlık Bölümünde, İngilizce-Türkçe Çeviri dersi kapsamında, birinci sınıf, ikinci dönem öğrencileriyle gerçekleştirilen yazınsal çeviri uygulamaları sonunda öğrencilerin kazandığı veya geliştirdiği bilgi ve beceriler ele alınacak ve öğrencilerin kullandıkları İngilizce sözlük kaynaklarından da bahsedilecektir. Öğrenci çevirilerinden örnekler sunularak, yazınsal çeviri eğitiminin önemi ve gereği vurgulanacaktır. Son bölüm ise bu eğitimin gerçekleştirilme koşullarına ayrılarak İngilizce sözlük kullanımı ile ilgili bazı öneriler getirilecektir.

Öncelikle yazınsal çevirinin özellikleri, onu diğer çeviri türlerinden ayıran, özgün kılan öğeleri göz önüne alarak öğrencilere hangi beceri ve alışkanlıkları kazandırabileceğimizi gözden geçirelim. Yazınsal çeviri, yani roman, kısa öykü, şiir, oyun, film senaryosu, karikatür gibi sanatsal metinlerin çevirisi, kaynak ve erek dil bilgisinin yanı sıra sanatsal bir yaklaşım, sanatsal metinleri sorgulayarak okuma alışkanlığı, anlam katmanlarını kavrama deneyimi, öznel bakış açısı, duyarlık, yaratıcılık ve kaynak ve erek kültüre hakimiyet gerektirir. Bu noktada anlamları bilinmeyen kelime ve terimlerin İngilizce sözlük kaynaklarında bulunması çok önemli hale gelir. Yazınsal çeviride ana koşul doğruluk ve sanatsal eşdeğerliktir ve bu nedenle yazın çevirmeninin görevi, anlam aktarıcılığının çok daha ilerisine geçmek zorundadır. Başka bir deyişle, yazınsal çeviride kaynak dildeki iletiyi erek dilde eşdeğer güzellikte geçirebilmek, anlamı yazarın tarzını zedelemeden geçirebilmek yazınsal çevirinin başarısını oluşturur. Özgün metnin kendi dilinin okurunda uyandırdığı etkinin çeviri metinde erek dil okurunda uyandırabilmesi eşdeğerlik olarak tanımlanır ve burada yazın çevirisinde iletişimsel etki aktarımı gündeme gelir. Bu aktarımın daha belirgin hale gelebilmesi için terminoloji hakimiyeti çok büyük önem kazanmaktadır ve iyi bir İngilizce sözlük ile bu hakimiyetin arttırılması mümkün hale gelmektedir.

Akşit Göktürk şöyle bir örnekle açıklar iletişimsel etkiyi: İngilizcedeki “To jump out of the frying pan into the fire” deyimi Türkçeye salt anlama bağlı kalarak çevrildiğinde “Tavadan ateşe atlamak “ olur. Bu şekilde bilgi karşı tarafa iletilmiş olsa bile, özgün deyimin İngilizcede uyandırdığı etki, Türkçede uyandırılmış olmaz. Etkinin çevrilebilmesi ancak, “Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak” deyimiyle sağlanabilir ve bu karşılığı da sadece iyi bir İngilizce sözlük kaynağında bulabiliriz. Burada anlam bilimsel (semantik) aktarım değil, iletişimsel etki öne çıkmıştır. Yazınsal metinlerde veya sanat metinlerinde kelimelerin düz anlamlarının yanı sıra yan anlamları, çağrışımsal anlamları, idiomatik kullanımları, argo kullanımları olabildiği gibi, kaynak kültüre özgü söz kalıpları, özdeyiş veya atasözleri devreye girebilir. Bunlar doğru şekilde çevirebilmek için İngilizce sözlük kullanma bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Kısaca belirtmek gerekirse, kelimelerin, değişik anlam katmanlarından (kapalı anlamlar, çoğul anlamlar veya belirsizliklerden) oluşan bir “alt yaşamı” (Newmark 1988: 78) olabilir. Yani bir alt metin doğabilir ve bu alt metin aracılığıyla yazar, tarihsel veya toplumsal bir süreçle ilgili metaforik veya alegorik düzlemde yorumlar, iletiler hedefleyebilir. Bu yorumlar ve iletilerin doğru biçimde aktarımı sadece iyi bir İngilizce sözlük kullanılması sureti ile gerçekleşebilir.

Tüm bu özellikler sanatsal metinlerin varoluş özellikleridir, çeviride zaman zaman biçimsel ve biçemsel eşdeğerlik sorununa neden olabilirler. Bu durumda çevirmenin görevi kelimeleri değil, kelimelerin arkasındaki veya kelime aralarındaki duygu ve düşünceleri yorumlamak olmalıdır. Bunu yaparken kullanacağı İngilizce sözlük kaynağının kapsamlı ve yeterli olması tabi ki büyük önem kazanmaktadır. Michael Meyer’in dediği gibi “çevirmen anlamın arkasındaki anlamı” yakalamak zorundadır. Çevirmen, dilbilimsel eşdeğerliğin ötesine geçmek, bunu yaparken de alt metni, metin düzeyine çıkarmamak gerektiğini bilmelidir. Bu yüzden de çevirmen adayları yazın çevirisinin sert kurallara veya kuramlara bağlanamayacağı, tek bir yazın metni için bile sayısız çeviri olanakları olabileceği konusunda bilgilendirilmelidir.